ANA SAYFA SİYASET YEREL SİYASET GÜNCEL MAGAZİN SPOR KÜLTÜR&SANAT TEKNOLOJİ GALERİ DİĞER

11 Milyon Emekliye Yeni Yıl Müjdesi
11 Milyon Emekliye Yeni Yıl Müjdesi

Cimbom Kupada Tuz Buz Oldu
Cimbom Kupada Tuz Buz Oldu

Yılın Son Günlerinde Meteorolojiden Uyarı
Yılın Son Günlerinde Meteorolojiden Uyarı

Mutsuzluğunuzun Kaynağı Facebook Olabilir
Mutsuzluğunuzun Kaynağı Facebook Olabilir

19 Aralık 2016 Pazartesi - 15:13

Bütçenin Finalinde Ders Gibi Konuşma

Meclisin en önemli gündem maddelerinden birisi olan bütçede yapılan konuşmalar siyasetçilerinde performanslarını kürsüde göstermelerine imkan verdi.

Bütçenin Finalinde Ders Gibi Konuşma

TBMM de bütçe görüşmeleri sırasında 10 gün boyunca onlarca milletvekili ve bakan konuşmalar yaptı.

Bütçenin tümü üzerine yapılan konuşmalarla bütçe tamamlanarak oylandı ve genel kurulda kabul edildi.

Meclisin en önemli gündem maddelerinden birisi olan bütçede yapılan konuşmalar siyasetçilerinde performanslarını kürsüde göstermelerine imkan verdi.

Ana muhalefet Partisi CHP Grubu adına konuşma yapan İstanbul Milletvekili İlhan Kesici meclis kürsüsünden sergilediği performans ile adeta tüm milletvekillerine bir hitabet dersi verdi.

İlhan Kesici yaklaşık 70 dakikalık konuşması sırasında konuşmasının içeriği, sunumu ve hitabeti ile soluksuz izlenen bir konuşmaya imza attı.

CHP İstanbul Milletvekili Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Üyesi İlhan Kesici’nin konuşmasının satır başları:

“Ekonomimiz her ne kadar iktidar partisi yöneticilerinin, Sayın Cumhurbaşkanımızdan itibaren Sayın Başbakanımız dâhil, bütün Hükûmet sözcüleri dâhil çok ballandıra ballandıra anlattıkları bir ekonomik durum olmuş olsa bile uluslararası organizasyonlar son beş senedir Türkiye'yi en kırılgan 5 ülke içerisinde nitelendiriyorlar.

 Son üç senede de bu, 5'ten aşağıya doğru indi, en kırılgan 3 ülkeden birisi, hatta bazı şeylere göre de 1'incisi olarak tavsif ediliyor. Bütün bunlar ciddi olaylardır. Şimdi, bunların üstüne bir de içinde bulunduğumuz hâl var; ilan edilmiş olan OHAL var, Sayın Cumhurbaşkanımızın telaffuz ettiği, henüz ne şekil alacağını bilmediğimiz bir de seferberlik hâli var.

Bütün bunları topladığımız zaman, Türkiye'nin ne kadar ciddi bir durumla karşı karşıya olduğu net olarak anlaşılır. Bütün bunların sonucunda ne oluyor? Özellikle iktidar partisi yöneticilerinin ve Hükûmetimizin inanmalarını istiyorum ki çok ağır bir karamsarlık hâkim Türkiye'nin üstünde. Bunu belki arkadaşlarımız, iktidar partisindeki arkadaşlarımız yeteri kadar algılamıyor, algılayamıyor olabilirler ama çok ağır bir karamsarlık var, çok ağır bir umutsuzluk var, çok ağır bir gelecek endişesi ve gelecek korkusu var.

…Bir: Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanken de "Bu bizim ustalık dönemimiz." Yani "İlk dört yıl çıraklık dönemimiz." diyordu, Ondan sonraki dönem 2007'den itibaren ki dönem "Ustalık dönemimiz." diyordu, bir bu sebepten.

İki: O andan itibaren, 2007'den itibaren, Cumhurbaşkanından itibaren bütün Türk devleti neredeyse AK PARTİ'nin elinde olmuştur. Yani Cumhurbaşkanı AK PARTİ, Başbakan AK PARTİ, Meclis Başkanı AK PARTİ, arkamızdaki Bakanlar Kurulu AK PARTİ, Meclisin çoğunluğu AK PARTİ, neredeyse bütün büyükşehir belediye başkanlıkları vesaire AK PARTİ, tam süzme bal AK PARTİ dönemi denilebilir. Bu on yılın ortalama her yıl üst üste büyüme hızı yüzde 3,3.

Değerli milletvekilleri, bu çok zayıf bir büyüme hızıdır. Yani Türkiye geleneği itibarıyla da çok zayıf bir büyüme hızıdır; Türkiye'nin normali itibarıyla da, dünyanın normali itibarıyla da. Hele bu 2000'den itibaren dünya 2000'den önceki dünyaya nispetle çok daha büyük büyüme hızları elde etti. İki tane sebebi var.

…Bu tabloya geçmeden, bağışlayın, tabii, en önemli bölümünü anlattım. Yani, demek ki on dört yılın ortalaması yüzde 4,6; son on yılın ortalaması yüzde 3,3; son beş yılın ortalaması 3,2; bu sene büyüme 4,5'ten başladı, 3,3'e indi; 4,5, 4, 3,3, şimdi 3,2, 3,2'nin de altına doğru gidiliyor filan. Peki, bunu neyle mukayese edelim yani az mı, çok mu; iyi rakam mı, büyük rakam mı, küçük rakam mı? Mesela, şöyle bir dönemle mukayese edebiliriz: Bizim çok partili düzene geçtiğimiz yıl, 1946 yılı. 1946 yılından 2002 yılına kadar, AK PARTİ iktidara gelinceye kadar ki elli yedi yıllık bir dönem var. Bu elli yedi yıllık dönemin içinde neler var?

İkinci Dünya Savaşı'nın olumsuz etkileri devam ediyor; 1960 ihtilali, 1971 darbesi, 1980 ihtilali; 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, bu münasebetle Türkiye'ye konulmuş olan ekonomik ambargo; petrolün varilinin 1970'lerde 1 dolar, 1980'lerde 36 dolar, daha yukarıya doğru 100 dolar olduğu, 1 dolardan 100 dolara çıktığı bir dönem; 1994 krizi, 2001 sizin mevcudiyet sebebiniz, daha doğrusu, AK PARTİ'nin -ben öyle bakıyorum- neredeyse bir anlamda mevcudiyet sebebi olan 2001 krizi filan da bütün bunlar bunun içinde; 5 partili koalisyonlar, 6 partili koalisyonlar da var. Bütün bunların ortalaması, ortalama büyüme hızı yüzde 5,1. Allah Allah! (CHP sıralarından alkışlar)

Yani, dünyanın en iyi dönemlerinde "Böyle uçurduk. 4 tane büyük efsane yarattık." vesaire filan denilen dönemde 3,2; 3,3'ler, en kabadayı 4,6'lar ama şu saydığım bütün bir spektrum içindeki büyüme hızı yüzde 5,1.

Buna bir tane, bir başka dönemi, izin verirseniz, güzel bir anı hatırlatma sadedinde arz etmek istiyorum, o da mesela 1923-1938. Elbette ekonomiler küçükken büyüme hızları daha büyük filan olabilir ama onun da içinde ne var, 1923-1938'in içinde şu var:

Balkan Harbi, Cihan Harbi, Millî Mücadele, İstiklal Harbi, on senede Türkiye en kıymetli gençlerini, varlıklarını, okumuş insanlarını kaybetmiş; kaybettikleri şehit olmuş, olmayanlar sakat kalmış, yaralı kalmış yani bir ekonomik, iktisadi anlamda genç nüfusu da kalmamış, içine 1929-1932-1933 Büyük Cihan Buhranı da girmiş, bütün o döneminde yıllık ortalama on beş sene üst üste her yıl yılık ortalama büyüme hızı da yüzde 7,3. (CHP sıralarından alkışlar)

İLHAN KESİCİ (Devamla) - ….Şimdi, bu ne demek? Yedi sene yerinde sayıyoruz. Ya, Allah'tan korkun yani. Buna bir ara bir laf buldular -şimdi çok telaffuz etmiyorlar- "orta gelir tuzağı" diye bir laf buldular buna. "Ya, bu orta gelir tuzağına düştük biz. İşte, bundan çıkmak…" Bu ne biçim tuzaksa yani yiğit olan adamın işi, orta gelir tuzağıysa tuzak ondan çıkmak; her neyse ondan çıkmak. Bu patinaj. Peki, patinajdan sonra son iki üç senesi ne oldu? Tekrar ben göstereyim -bağışlayın- tekrar böyle inmeye başladı, öyle değil mi?

Artık, patinaj hâli de bitti, aşağı doğru inmeye başlıyor. Bu şu demektir değerli arkadaşlar: Mevcut AK PARTİ yönetimi, ilgilileri, Bakanlar Kurulumuz, bürokrasimiz artık tıkanmış hâldedir. Çünkü, bu çok uzun bir zaman. On dört sene gerçekten…

Bütün dünyada verimli yöneticilik süresi olarak altı buçuk yıl filan gibi görünüyor. Yani, bir başka bahis olmakla birlikte arz ediyorum. O yüzden de böyle cumhurbaşkanlarının süreleri çok uzun süreler filan olmaz. İşte, altı buçuğu yediye tamamlamışız biz, yedi etmişiz. Efendim, işte, Amerika iki tane dört etmiş, sekiz etmiş. Çünkü, ondan sonra artık, yeni bir heyecan, yeni bir ruh, yeni bilgi, yeni görgü filan gelmiyor.

….Atatürk Barajı'ydı. Atatürk Barajı yapıldığı yıllardaki maliyeti 2,5 milyar dolar filan civarındaydı. Şimdiki dolar fiyatlarıyla 4 milyar dolar civarında olsun hatta 4,3 olsun bir çarpma bölme yapacağım, o hesaba uygun düşsün filan diye o 100 tane Atatürk Barajı eder. Ne demek bu? Yani biz on dört senede 100 tane Atatürk Barajını faiz olarak ödemişiz demek. İşte bu faiz lobisi kim ise veya faiz lobisi iş birlikçileri kim ise bu, bu demek yani. (CHP sıralarından alkışlar)

….Şimdi, ben AK PARTİ'si yöneticisi olan arkadaşlarımızın hiçbirisinden başka birine "Ya, sende de acaba bir kırıntı akıl var mıdır bize verecek?" diye sorduğunu, sual ettiğini, danıştığını görmedim, Allah için. (CHP sıralarından alkışlar)

Bununla bağlıyorum, başka bahse geçiyorum çünkü, Şah-ı Nakşibend Hazretleri de bir gün sohbet ediyordu talebeleriyle. Talebelerinden birisi sordu: "Sultanım, cahil kime denir?" İyi bir soru. Ben yine kitabı kapattım, Sayın Başkanım. Allah Allah, cahil kime denir yani? Ya, şu mu, bu mu? Çıkamadım işin içinden, açtım. Şah-ı Nakşibend Hazretleri'nin cevabı: "Cahil, bilmediğini sormayana denir." Güzel bir şey değil mi? (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu anekdotlardan biraz da cumhuriyet tarihine getirmek istiyorum sizi. Yine, Sayın Cumhurbaşkanımızdan itibaren başlamak üzere,en çok Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, kâh 1930'lara kâh 2023'lere kâh 2071'lere gidiliyor. Şimdi, bu, 1930'lara bir yol haritasıyla gidiyorlar. 1930'a dair bir yol haritası da ben çizmek istiyorum, ben götürmek istiyorum. Sene 1930'lar diyelim.

Bu, 1930'lardaki Türkiye'yi değerlendirebilmek için mutlaka, bir numarada dikkat edilmesi gereken şey: "Acaba dünya ne hâldeydi, bu, 1930'larda? Öyle değil mi? Mesela, siyaset yöneticileri, devlet yöneticileri kimlerdi? Almanya, Hitler, koyu Nazizm; İtalya, Mussolini, koyu faşizm; İspanya, Franco; Portekiz, Salazar; Sovyetler Birliği, Stalin… Değil mi? Bunlar, böyle, milyonları öldüren, öldürmekte tereddüt etmeyen filan insanlar. Türkiye'nin siyasi hayatını değerlendirirken, o, 1930'ları filan, bu perspektif içerisinde değerlendirmek lazım.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bugünle irtibatlandıracağım bu Anayasa bahsine de girecektim ben bu konuşmada. Fakat yarın, biz bütün milletvekilleri ve parti Meclis üyelerimiz Anayasa tartışmaları münasebetiyle toplanıyoruz. O yüzden min gayrihaddin olmasın diye, o toplantı ve onun sonuçları ortaya çıkmadan biz bir laf etmeyelim diye o bahsi çektim. Ama onunla ilgili, irtibatlı bir anekdotum var, onu da anlatayım:

Bundan evvel, hem bizim grubumuz için hem özellikle diğer sağ partiler için, özellikle ifade etmek istiyorum bu hâli. 14 Mayıs 1950, biz bunu Demokrat Partinin zaferi olarak kutlarız yani "Biz" dediğim, sağdan gelen insanlar olarak söylüyorum. Ben de onlardan birisiyim. 14 Mayıs 1950, asıl kutlanması gereken yer neresi?

14 Mayıs 1950 yılının sabahında veya 15 Mayısında herhâlde, Çankaya'daki köşkten, on dört sene Başbakanlık, on iki sene Cumhurbaşkanlığı, kurucu tek parti önderliğinden gelen İsmet Paşa, Hanımefendisinin elinden tutup koltuğununaltına çantasını koyup, başına fötrünü takıp gerçekten, essahtan böyle adım adım yürüyerek inen bir insan, inen bir Türk devlet büyüğü. (CHP sıralarından alkışlar.)

Böyle bir hadise dünyada var mı? Yani tek parti yönetiminden, ister kurucu tek parti olsun, ister tek parti olsun, bütün dünya demokrasi tarihi için söylüyorum bunu. Bir kişinin burnu kanamadan, o genel seçimlerde bir tane hadise yarattırmadan tek parti rejiminden demokrasiye geçişi bu kadar asil, bu kadar vakur, bu kadar düzgün teslim etmiş, dünyada, Türkiye'de değil dünyada bir tane devlet görebiliyor musunuz?

Ben, buradan, Türk milliyetçiliğini temsil eden arkadaşlarımıza da ayrıca arz etmek istiyorum: Bu, Türklüğün, Türk milletinin, Türk devletinin, Türk devlet yapısının bütün dünya demokrasisine de bir armağanı olmalıdır.

….Sayın Başkanım, Aziz Başkanım, biz bu bütçenin aziz milletimize hayırlar getirmesini, hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz ama hem içindeki rakamlar münasebetiyle hem Türkiye'nin içinde bulunduğu umutsuzluk ve karamsarlığa, derde deva olarak görmediğimiz için Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ret oyu vereceğimizi arz ve beyan ediyorum.

Saygılar sunuyorum, çok teşekkür ediyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

 

 

 
Buzlanma Sonucu Onlarca Araç Birbirine Girdi
 
Dünyanın En Zengin ve En Güzeli Nefes Kesti
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Terör Örgütlerine Karşı Milli Seferberlik İlan Ediyorum
Cumhurbaşkanı, bundan sonrası önümüzdeki gerçekler ışığında yeni Kurtuluş ...
Çankaya Köşkü'nden Dünyaya Birlik ve Beraberlik Mesajı
Başbakan Binali Yıldırım’ın daveti üzerine Çankaya Köşkünde liderler bir ...
3 Partiden Teröre Karşı Ortak Tavır
İstanbul'da meydana gelen iki patlamada 38 kişi yaşamını kaybetti, 155 ...
 
Seçimlerin Tarihi ve Vekil Sayısı Belli Oldu
AKP, anayasa değişiklik taslak metni üzerindeki çalışmalarını tamamladı ve MHP'ye sunuldu.
Uygarlıklar İnsan Haklarına Saygıyla Ölçülür
İnsan Hakları Günü dolayısıyla sivil toplum örgütlerin çeşitli etkinlikleri ...
Kılıçdaroğlu'na Bir Şokta Memleketinden
CHP liderine kardeşi ile yaşadığı sorunlardan sonra bir şokta memleketi ...
 
2017 Yılında 500 Bin Kişiye Özel Sektörde İş
Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda  2017 yılı için alınan kararlar.
Şehitler Arasındaki Ayrımı, Ayıbı Birlikte Kaldıralım
Bu kanun teklifini ortak imzayla parlamentoya getirelim. Şehitler arasında ...
Düşmanları Güldürmeyeceğiz, Hainleri Sevindirmeyeceğiz
Türkiye ekonomisinin gerek duyduğu yapısal reform ihtiyaçlarını eksiksiz ...
 
ANKET
EN BAŞARILI SİYASİ PARTİ
EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI?
EN BAŞARILI MİLLETVEKİLİ?
SOSYAL MEDYADA SİYASETİN SESİ
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA SİYASETİN SESİ
ARŞİV
Siyasetin Sesi
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri